T.C. BAŞBAKANLIK     Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü                                                       

Konya'nın Kısa Tarihi

   
       Türklerin Geç Bizans Dönemindeki İkonium’dan Türkleştirdikleri Konya, asırlardır birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Çatal Höyükte M.Ö 7000’li yıllara ulaşan iskân, Konya merkeze yakın Karahöyükte de ona yakın zamana kadar iskân inmektedir.
 
          Bu medeniyet beşiğinden, Hititler, Frygler, Lidyalılar, Persler, Roma, Bizans ve İslam devletleri gelip geçmiş ve son olarak, Türk devletlerine yurt olmuştur.

      Anadolu Türkler tarafından XI. yüzyıldan itibaren fethedilmeye başlanmıştır. İlk olarak Konya 1069 yılında Sandık Bey tarafından ele geçirilmiş ancak bu uzun sürmemiştir. 1071’de Malazgirt Meydan Muharebesi ile Anadolu kapıları Türklere tamamen açılmış ve 1074’te Konya, Süleyman Şah tarafından alınmıştır. 1076 yılında Süleyman Şah Konya’yı başkent yapmış ve Bağdat halifesinin sultanlık vermesiyle İstiklal Menşurunu okutarak Anadolu Selçuklu Devleti resmen kurulmuştur. Bu tarihten sonra Konya sanatın, ticaretin ve bilimin merkezi olmuş ve her gecen gün önemini artırmıştır.
 
      Konya siyasi tarihi, XIII. yüzyılda bir önceki yüzyıla kıyas kabul etmez derecede karmaşıktır. Yüzyılın ikinci yarısında gerek Baycu’nun gerekse diğer Moğol kumandanlarının da dâhil oldukları güç, Selçuklu idaresini giderek silmiştir. XIII. yüzyıl son çeyreğinde iç çatışmalar ortaya çıkmış, bu çatışmalar içinde Karamanoğulları gücünü artırarak Konya’ya hâkim olacaktır.
      
      Karamanoğulları 1327’de Konya’ya kesin olarak yerleşmiş, merkezide Konya’ya almışlardır. Karamanoğulları Osmanlı Devleti ile sürekli çekişme içerisinde bulunmuş birçok kez karşı karşıya gelinmiştir. Bunun sebebi her iki devletin de genişleme siyasetinden dolayıdır. Bu sürekli süren karmaşaya bir son vermek için Fatih Sultan Mehmet 1466 yılında Mahmut Paşa kumandasında büyük bir ordu göndererek Konya ve civarını topraklarına katmıştır.
 
      Osmanlı devleti döneminde de önemini koruyan Konya, kurtuluş Savaşında cephe gerisinde bir depo ve karargâh görevi üstlenmiştir.