T.C. BAŞBAKANLIK     Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü                                                       

Eserler Hakkında Kısa Bilgi

 

      
    Selçuklu Devletine başkentlik yapmış olan Konya’nın, dört bir tarafı Selçuklu şaheserleri ile donatılmıştır. Bu şaheserlerden biriside Sahip Ata Külliyesidir. Konya’nın Meram ilçesi Sahip Ata Mahallesinde bulunan bu külliye 2006 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek, hankâh ve türbe kısmı müze olarak; cami ve hamam bölümleri ise asıl amacına uygun olarak hizmete açılmıştır. 


      Sahip Ata Vakıf Müzesinde Selçuklu dönemine has firuze, patlıcan moru, kobalt mavisi çinilerle kaplı, kendisi anıt müze konumunda olan müzede; Konya, Karaman ve Aksaray’da bulunan, Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı cami ve mescitlerden getirilen tarihi eser niteliği kazanmış teberrukat eşyalarından örnekler sergilenmektedir. Müzenin teşhir salonunda 220 adet eserin sergilendiği bu eser grupları içerisinde; 

      Konya Alâeddin Caminde getirilen halı ve kilim örnekleri vardır. Bu halım kilim örnekleri Konya ve çevresine ait dokumalar olup XVII yy XVIII yy ve XIX yy, dönemlerine ait bu eserler dönemin genel özelliklerini yansıtmaktadır. Bu eserlerde Türk kültürünü ve yöresel özellikleri taşıyan desenlerle işlenmiş ve dokunmuştur. Bölgeye göre tasarlanmış şekillerin işlendiği bu eserlerde; eli belinde, koçboynuzu, kurtağzı, suyolu, tarak, testere dişi, el, ok başı, bukağı, sandık gibi motiflerinin yanı sıra akrep ve kuş figürlerine de yer verilmiştir. Bu grup içerisinde bulunan Lâdik Seccadeleri görülmeye değer niteliktedir. 

      El yazması eserler içerisinde; Kur'an-ı Kerimler, Fatiha tefsiri, Delailül hayrat ve değişik dini eserlere ait yazmalar bulunmaktadır. Bu eserler; Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait örnekler olup farklı Hattat ve Müzehhibin elinden çıkmışlardır. Oldukça güzel örneklerin yer aldığı bu eserler nesih ve sülüs hatlarla yazılmış olup tezhipler dönemin özelliklerini yansıtmasıyla beraber XVIII. yy ait eserler batı etkili tezhip süslemesi yer almaktadır. Eserlerin ciltleri geneli deri olup üzerlerinde geometrik, bitkisel ve altın kakmalı süslemeler yer alır. Ayrıca Delailül hayrat içerisinde Kâbe ve Mescidi Nebevi’nin minyatürleri yer almaktadır. Yine ketebesinde; Sadrettin Konevi’ye ait olduğu düşünülen Selçuklu döneminden kalan Kuranı Kerim hat ve tezhibiyle görülmeye değerdir. 

      Müzede farklı dönemlere ait şamdanlar yer almaktadır. Osmanlı dönemine ait bu örnekler XVIII ve XIX yüzyıl ait olup pirinç ve bakırdan yapılmış örnekler sergilenmektedir. Değişik vakıf camilerinden getirilen bu örnekler dövme tekniğinde yapılmıştır. Farklı forumlarda tasarlanan bu eserlerin içerisinde ejder figürlü kulplara sahip şamdanlar, bitkisel süslemeleri üzerinde barındıran şamdanlar yer almaktadır. Madeni eserler içerisinde şamdanlardan başka; şifa tasları, kandiller, buhurdanlık, gaz lambaları, kılıç ve maden eritme potaları bulunmaktadır. Hepsi ayrı bir güzellikte olan bu eserlerden özellikle görülmeye değer eserler içerisinde 15 ve 18 numaralı envantere kayıtlı şamdanların kulpları ejder başlıklı olup gövde üzerinde bitkisel motifli Osmanlı arması, diğer yüzünde ise bitkisel zemin üzerinde yazılara yer verilmiştir. 

      Hiç şüphesiz müzede en güzel örneklerin yer aldığı grupta ahşap eserlerdir. Selçuklu Beylikler ve Osmanlı dönemine ait bu örnekler farklı tekniklerde yapılmış olup üzerlerinde bitkisel, geometrik ve yazı ile oluşturulmuş süslemeler yer almaktadır. kündekari, oyma ve şebekeli oyma tekniğinde yapılmış eserlerin üzerinde yer alan süslemelerde; bitkisel süslemelerde palmet ve ruminin farklı şekilleri işlenirken, geometrik süslemelerde ise; yıldız, beşgen, altıgen ve çokgenlerden oluşan geçme kompozisyonları yer almaktadır. Ahşap eserler içerisinde; kapı ve pencere kanatları, kapı panoları, vaaz kürsüleri, sandık, tavan göbeği ve rahle gibi örnekler yer almaktadır. Kündekari tekniğinde yapılan Sahip Ata Külliyesine ait kapılar ve Beyşehir Eşrefoğlu Camine ait vaaz kürsüleri dönemin en güzel örnekleri arasında gösterilebilecek eserlerdendir.       Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait taş, çini ve alçı eserler de müzede yer almaktadır. Vakıf eserlerinin restorasyonu sırasında zeminden çıkan veya restorasyonda takılamayan parçalar müzede konservasyonları yapılarak sergilemektedir. Çini eserler içerisinde değişik geometrik ve bitkisel süslemelerin yanı sıra koşan geyik ve raks eden kadın figürleri de yer almaktadır. Alçı eserlerde aynı şekilde bitkisel ve geometrik süslemelerin yanı sıra çift başlı kartal figürü yer almaktadır. Taş eserler içerisinde ise; mimari parçalar(sütun, mukarnas parçası) mezar başı kitabesi ve serpuş ve kitabe parçası bulunmaktadır. 

      Müzede bir diğer grup ise arşiv vesikaları ve hat levha eserlerdir. Osmanlı son dönem hat örneklerinin yer aldığı hat eserler ayet, hadis, Hz Mevlana ve Hz Peygamberin isimleri ile yazılmış örnekler yer almaktadır. Hat örneklerin kimi ahşap üzerine boyama ve kakma; bez üzerine astar veya iplikle işleme şeklinde tasarlanmıştır. Arşiv vesikaları içerisinde ise Sultan III. Selim ve Sultan Abdülaziz’in tuğralarının yer aldığı Beratlar, Vakfiye, ferman yer almaktadır. Ayrıca Hz Mevlana’nın annesi için yazılmış bir de methiye yer almaktadır. 

      Bu eserlerin dışında müzede; oldukça güzel yer ve duvar saati örneklerinin yanı sıra Tekke Sancağı, Kapılık (Sera Perde), keçe seccade, zikir tesbihleri, Sakalı Şerif  ve Kâbe örtüsü gibi kutsal emanetlerde bulunmaktadır.